Öpüşme ile Bulaşan Hastalıklar

Doç. Dr. Esin Şenol, Gazi Üniv. Tıp Fakültesi Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı
Dr. Özlem Güzel, Gazi Üniv. Tıp Fakültesi Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı
Öpüşme; solunum (boğaz-burun) sekresyonları ( salgıları) ile  direk   fiziksel temasın olduğu bir durumdur.
Her iki taraf için de  salgıların fiziksel  transferi  söz konusudur. Öpüşme ile  enfekte salgılar yoğun bir şekilde karşı tarafa aktarılabilir.  Bu şekilde temas sonucu bulaşta bu sekresyonlarda yoğun üreyebilen veya bulunabilen mikroorganizmalar risk oluşturmaktadırlar. Bu hastalıklar bazen basit bir soğuk algınlığından, daha ciddi veya kronik (müzmin) hastalıklara kadar değişebilmektedir.

Öpüşme ile sık  bulaşan hastalıklardan  örnekler;


Bilinenin aksine Hepatit B, Hepatit C, AIDS gibi hastalık etkenleri  tükrükte bulunabilmekle birlikte tükrükte  çok düşük miktarlarda bulunduklarından bu yolla bulaş yok ya da diğer bulaş yollarına göre  daha az  kabul edilmektedir. Travmatik olmayan  yani kanla temasın söz konusu olmadığı öpüşmeler  bu hastalıklar için bulaştırıcı değildir.

Soğuk algınlığı
Soğuk algınlığı çeşitli viruslar tarafından oluşan ve üst solunum yolu infeksiyonu  bulgu ve belirtileri ile seyreden bir hastalık tablosudur. Hafif seyirlidir. 200�e yakın virus çeşidi  tarafından oluşabilir. Soğuk algınlığı dünyadaki en yaygın hastalıklardan birisidir. Özellikle okulların açılması ile eş zamanlı olarak başlar. Daha çok sonbahar ve ilkbahar aylarında görülürken, soğuk hava, virusların burun mukazasında üremesini kolaylaştırır ve infekte olmasına katkıda bulunur. Viruslar yakın temas ile rahatlıkla bulaşabilmektedir. Öpüşme ile de bu risk oldukça artmakta ve yoğun bir şekilde virus alımı olmaktadır.
Virus, kontamine yüzeylerde saatlerce kalabilmektedir. Bu yüzeylere temastan sonra da viruslar rahatlıkla buruna ve gözlere transfer olabilir. Bunu engellemek için el hijyenine dikkat edilmeli ve yakın temastan, buna öpüşme de dahil, kaçınılmalıdır.

Grip (influenza)
Ateş, öksürük, baş ağrısı, halsizlik ve kas ağrısı ile seyreden akut viral bir infeksiyondur. Epidemi (ülke/şehir/kurum/ çapında)veya  pandemi (dünyada) gibi geniş çapta salgınlar yapabilmesi ve akciğerle ilgili komplikasyonlarının özellikle bazı hasta gruplarında öldürücü olması nedeniyle, diğer akut solunum sistemi infeksiyonlarından ayrılır.
Kuluçka süresi  etkenin konağa yerleşen dozuna bağlı olarak 18-72 saattir.  . Virus solunum sekresyonları olan  burun, boğaz çalkantı suyu, balgamdan izole edilebilir. Bulaşma virus içeren küçük partiküllerin solunması ve solunum sekresyonlarının fiziksel transferi  ile  bulaşır. Öpüşme ile de rahatlıkla geçebilir.
Korunmada aşı ve infekte kişilerle yakın temastan kaçınmak önemlidir.

A grubu B- hemolitik streptokoklar
Bu grup bakteriler toplumda   %5-25 oranında bulunabilmektedir. Sıklıkla hava yolu ve  öpüşme dahil yakın temas ile bulaşır. Ayrıca deri lezyonları ile de bulaşabilmektedir. Aile içinde, kışla, kreş gibi toplu yaşam yerlerinde bulaşabilir. Genellikle kış aylarında daha fazla görülmektedir.Bu hastalıkta farinks ve tonsillerdeki infeksiyonlar dışında  kalp ve eklem komplikasyonları açısından da önemlidir. Öpüşme ile infekte olan kişilerden  bu bakteriler rahatlıkla  direk  transfer olabilir

Herpes viruslar  (HSV-I)
HSV-1 ile birincil  infeksiyon genellikle farinks ve ağız mukozasında oluşur. Bulaşma vezikül  tarzındaki cilt lezyonu ile direk temas sonucudur. Kuluçka süresi 2-12 gündür. Hastalık birincil infeksiyondan sonra latent (sessiz) kalıp daha sonra bağışıklık sistemi baskılandığında yeniden reaktive olur ve yineleyen infeksiyonlara neden olur. Bunların başında �uçuk� adı verilen tablo gelmektedir.

Çocukluk çağında  birincil infeksiyon geçirilmezse daha ileri yaşlarda  gelişmediği görülür. Çünkü  erişkinlerin ağız epitel hücreleri kalın ve dayanıklıdır. Bununla birlikte bu tür bireylerin herhangi bir nedenle  bağışıklıklarının  bozulduğu veya sağlık personeli gibi HSV ile yoğun karşılaşmaya bağlı olarak erişkin dönemde de birincil infeksiyon geçirdikleri görülür. Erişkinlerin %70- 90� ında HSV- 1 antikorları  yani infeksiyonun geçirildiğine dair kanıt bulunmaktadır. Genellikle çocukluk yaş grubunda yakın temas ile  duyarlı kişilerin deri ve mukozalarındaki çatlak veya  sıyrıklardan etkenin girmesi ile bulaşır. HSV -1 infeksiyonu genellikle orofarenks ile sınırlıdır ve bu tür olgularda virus çevreye infekte aerosoller  veya tükrük ile bulaşır. Orofarengeal hastalık daha çok 1-5 yaş  arası çocuklarda görülür. Ağız mukozası, dil, dudak, damak ve farinkste küçük veziküller ve ülserasyonlara neden olur. Bu tablonun veya uçuk adı verilen tekrarlamaya bağlı lezyonların bulaşında öpüşme önemli rol oynamaktadır.

İnfeksiyöz mononükleoz(öpüşme hastalığı, ukte humması)
Her iki cinste, yılın her mevsiminde eşit sıklıkta görülür. Hafif bulaşıcı infeksiyon kabul edilir. Virus insandan insana sıklıkla orofarinks salgıları ile yakın  temas sonucu bulaşır.  Nadiren damlacık infeksiyonu şeklinde bulaşır. Duyarlı konağın orofarinks epiteline girerek buradaki hücreleri infekte eder. Genç erişkinde akut infeksiyon ; yüksek ateş boğaz ağrısı, lenf bezi büyümesi ile karakterize bir tabloya neden olur. Hastalar en sık boğaz ağrısı yakınması ile başvurur.